9 Temmuz 2012 Pazartesi

Şöyle Oldu Böyle Oldu



* İş yerimizi de içinde bulunduran iş merkezinde -ki bence burası devasa bir "birmilyoncu" ne ararsan var- tam karşımdaki dükkanda şu sıralar çok meşhur olan afrikalı mangolardan satıyorlar ve aynı dükkandaki kadınların hepsi şişman. Yani kelin merhemi olsa başına sürerdi. İçmeyin öyle şeyler bak sakın! Zaten dükkan balcı olarak açıldı bitkisel ilaca döndü. Artık sen hesap et durumu. 


* Sabah sabah kendime dair şahane bir tespit yaptım. Şu ki; benim hoşlandığım her adamın kısmeti açılıyor. Hem de hemen. Şimdi bir düğün davetiyesi bekliyorum üç vakte kadar gelmezse benim de adım Mükerrem değil. 


* Nazan Öncel'in Beni bu koca şehirde yalnız bırakma diye çok şahane bir şarkısı var imiş. Hiç söylemiyorsunuz lan aşk olsun. 


* Üsküdar'a Giderken güzel diziydi yazık ettiler. O nereden çıktı dersen son bir haftadır oturdum 13 bölümü izledim tekrar. Ama şimdi aynı yönetmen ve aynı oyuncularla yeni bir dizi de başlıyor ve güzele de benziyor. Dizi sektöründe dramalar da pek başarılı olamasa da komedi konusunda iyi işler çıkarıyorlar artık. (Komedi deyince Yalan Dünya deme ağzına terlikle vururum. Tuvalet terliğiyle hemde) 


* Bu arada övünmek gibi olmasın iki ayda 9 kilo verdim. Eskiden dünyanın en zor şeyiymiş,  hiç mümkün değilmiş gibi gelirdi. Nasıl yaptım bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum aç kalmadım, spor yapmadım ama azimli sıçan mevzusu sanırım. Kendimi biliyorum artık. 


* Kendimi bilmemle aldığım kararlardan biri de artık bundan sonra önemli, geleceği etkileyen tüm kararlarımı dostlarıma bırakıyorum. Onlar ne derse onu yapacağım. Çünkü ben kendim için hiç doğru kararlar veremiyorum. Test edildi onaylandı. 


* Bazen öyle oluyor ki hayatım sadece tekerrürden ibaretmiş gibi geliyor. Emel geçen gün, "Truman Show gibi senin hayatın, duvarlara bir tekme at bakalım yırtılıyor mu?" dedi. O andan beri duvarları tekmelemek için şuursuzca bir istek var içimde. Ofisi de yeni boyattık.

* Açılan düğün sezonundan bu zamana kadar ne güzel kaçmıştım yakınımızda yöremizde hala evlenmeyen insan kalmış maalesef. Ama en güzeli gidip görünüp kaçabildiğin düğünler.  Kendi düğünüm olsa ona gitmem ben! Yok ya ortadan çıkmam oynardım dansöz gibi.

* Fazla çay zararlıymış. Cumartesi akşamı misafirliğe gittiğimiz yerde semaverin yanına dikilip neredeyse bir semaver dolusu çayı bir başıma içince sarhoş gibi oldum resmen. Zorum neydiyse..

* Saçma sapan bir haftaya daha MERHABA!!!!



Çok seviyorum öyle böyle değil! Paşam benim. 

3 yorum:

cem dedi ki...

komedi deyince leyla ile mecnun dururken yalan dünya akla gelir mi?

gelenin ağzına o terlikle vursan da haklısın.

nazan öncel' in son albümündedir o şarkı. yeni bi "göç" albümü çıkartamayacak artık nazan öncel, belli. o yüzden artık böyle bir beklentim yok, idare ederiz bu tarz şarkılarıyla, güzel bile gelebilir...

daha ne demiştin ya, du bakayım..

7 bardaktan fazlası zarar derlerdi de 7 den sonrasını da içmez kimse derdim, içen varmış..:)

hoş şu saate kadar 3 bardak içen biriyim ben de neticede..

iyi haftalar.

SeV@L dedi ki...

Tebrik ederim Cem :) En sevdiğim dizi ile geldin tuvalet terliği ile vurmuyoruz bağrımıza basıyoruz seni :)

Eskisi gibi mutlak olmayacak Nazan Öncel ama yoklukta gider değil mi? :)

7 ne ki 14'ü devirdim galiba ben o gece :) Karadeniz insanı çay sever. :)

D e f t e r - i K e b i R dedi ki...

ikisini de sevemez miyim? ayni anda ikisi de aklima gelemez mi? hem o mecnun biraz daha arada kalirsa onu aradan ben cikaracam o olacak =D

hem kilo ile ilgili özelden malumat alicim zaten =)

ama hatuna hep ben musallat oluyorum o hiiic iplemiyor diye yakinda hic merhaba diyemeyecem, onu dürtemeyecem diye korkuyorum =))

dostlarindan sayilirsam sana emel ilen birlesip birseyler bulalim. sözünden cikamaz yapmak zorunda kalirsin o olur!!! hem emel'ide taniyorum ki artik ;)