23 Temmuz 2012 Pazartesi

Herşeyden bi kuple



- Dün gece tam da uykuya dalmışken kolumun üzerinde gezinip duran böceği öldürüp, bir fiskeyle kendisini yataktan uzaklaştırdıktan sonra hiç bir şey olmamış gibi uykuya devam etmem kendimi aştığımın resmidir. Bu böceğin yatmadan önce öldürdüğümü zannettiğim böcek olmasından şüpheleniyorum. (Yastıkla vurmuştum ölmeyip de bayılmışsa demek. ) İntikam almaya gelmişti kesin.

- Ramazan geldi. Hoş geldi. Tek derdimiz uyku şu sıralar.

- Uyarmama rağmen oturduğum koltuğu tekmeleyen Egemen ve her şeye söylenen ama çocuğa sahip çıkmayan annesine, tahminimce Elif'in kaynanası olan ve sürekli "Eliief oruya otuma buraya otu. Eliffff ordan kalk buraya otu" diye talimatlar veren ve göt kadar minibüste Elif'in üç kez yer değiştirmesini sağlayan kadına ve bu talimatların hepsine uyan Elif'e ve şımarık hareketleriyle iticilikte sınır tanımayan Elif'in kızına ve annesine "otursana la oraya" diye azarlar bir sesle hitap eden Elif'in kocasına, üzerinden koca bir gün geçmesine rağmen hala sinir oluyorum. Bir daha da kimse beni market servisine bindiremez. Zaten markete de mercimek almaya gidip onun dışında her şeyi alıp geldik. Hayatımdaki en lüzumsuz yolculuklardan birisiydi. 


- Uzun süredir ne istediğimi bilmediğimi zannettim ama aslında biliyormuşum. Çok da basit aslında; ya gitmek ya ölmek. Evet yıllardır dönüyorum dolaşıyorum hep aynı şeye geliyorum. Gidip de dönmemek tek dilediğim. Ya başka bir şehre, ya başka bir aleme... Nasıl olsa aile, arkadaş, eş, dost yakınlarımın hiç birisine yaranamıyorum. En iyisi uzak olmak. 


- Bu bilgisayara kafa atmadan bitirebildiğim her güne şükrediyorum. 


- Zaten dış görünüş itibariyle suratsız, nemrut, lanet gibi görünen bir İran kedisi düşünün, ek bilgi olarak bu kedinin sağır ve yalnız yaşayan bir kadına ait olduğunu da belirtelim. Şimdi bu sürekli yalnız olmaya alışmış kediyi tutup üç kedi dört insanın yaşadığı eve bırakırsan psikopat oluyormuş. Evdekileri de manyak ediyormuş. Aslında üç kedi de değil cam önü kedimiz Tarçın da var ki hele her fırsatta eve girip girip kendisini incelemesi hepten delirtti zavallıyı. Yeminle ödüm koptu Tarçın iğfal edecek kızı diye. Bir sürü çirkin çirkin yavruları olurdu al başına belayı sonra. 

- İnsanların çoğu yazın kısalığından şikayetçi ama bana da her yaz geldiğinde sanki hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.

- Evli, çocuklu arkadaşlarıma her daim, ben sizin çocuklarınızın hiç evlenmemiş, 100 kedili deli teyzesi olacağım derdim. Hayallerim bu yöndeydi ama vazgeçtim. Bir bilemedin iki kedili deli teyze olacağım. Fazlası zarar arkadaş! Zira bizim evde her yerden kedi çıkıyor fenalık geldi.

- Son günlerde şu şarkıya takmış olsam da bugün dinlemelik olarak She & Him tercih ediyorum. Bir The Smiths şarkısı yeniden düzenlemesi olan, Please, Please, Please Let Me Get Want I Want.




*Resim ; Sam Toft.

4 yorum:

cerenmus dedi ki...

Madde 4'ü çok iyi bilirim. Uygulama amaçlı İsrail'e gitmiştim, ölmedim ama seyyar bir insan oldum, bir daha da iflah olmadım, haberin olsun..
Madde sondan 2 (sayamadım) bana Simpsons'taki kedici kadını annımsattı ama senin konuştuklarını anlayabiliyorum (demek ki henüz sen delirmedin ya da deli deliyi dakkada bulur ve anlar durumu geçerli) (hangisi bilemedim çünkü sıcak bir hava var düşünmeye üşeniyorum)

SeV@L dedi ki...

Cerenmus hangisi iyi peki ? Durmak mı seyyar olmak mı ?

Geleceğimi hep o kadına benzettim zaten. Olmak istediğim insan O'ydu ama kedinin fazlası akıl sağlığına zarar :)

guguk kuşu dedi ki...

kedi sevmek huysuzluk ve geçimsizlik belirtisidir. iyi birim çünkü kedileri çok seviyorum. bu kedisevergiller yalakalıktan hiç hazetmez, dobra insanlardır ve dolayısıyla diğer insanımsılar da onlardan hazetmez, dolayısıyla bu kafayla nereye gidersen git herşey aynı olacak:) zevk almaya bak istersen. muck. bi de daha sık yaz lütfen.

SeV@L dedi ki...

:) Gugukum Kuşum (:

Ben bu kedi sevmenin başıma bir iş açacağını biliyordum. Tecavüz kaçınılmaz diyorsun yani :)