8 Ekim 2013 Salı

İç Döküş/Yine Çöküş



Bu sabah önümdeki kısa saçları iki taraftan tel tokalarla toplayıp, kalanları da lastikli bir tokayla tutturduktan sonra yüzüme baktım. Sonra bir gün bir gece ağlayıp durmaktan şişmiş gözlerime baktım, dudağımın kenarında belli belirsiz sızlayan yaraya.. En son seferde katledildiği için bir süredir kendi haline bırakılmış, gözlerimin üzerinde birer dağınık çalı yığını gibi duran kaşlarıma.. Saçlarımın ikiye ayrıldığı yerden el sallayan beyaz saçlarıma baktım.

Karşımda duran hayatının en güzel olabilecek sekiz senesi mahvetmiş. Kendisi için hiç bir adım atmamış. Kendisini başkalarının mutluluğu huzuru için hep ikinci plana atmış. Üstüne karşılığında her zaman duyduğu "sen ne yaptın ki?" olmuş birisi vardı. Özgüveni yitmiş. Yanlış oldu aslında yitmiş olsa bir yerlerde bulunurdu özgüveni ölmüş, son derece çirkin bir kadın vardı aynanın karşısında.

O an elimin altında kesici bir alet olsa oksijen israfını önlemek adına boynuma saplardım. Açıkcası bunu yapmayı çok fazla aklımdan geçiriyorum. Fakat onda bile annemin beni öyle bulmasının onun üzerinde yaratacağı etkinin kötü olacağını düşünüp vazgeçiyorum. Cinnet anımda bile kendimi değil başkalarını düşünüyorum.

Şu sıralar canım çok sıkkın. Az önce depresyondan kurtulmaya çalışan bir kadının hikayesini anlatan bir kitabı bitirdim üstüne onda kendimi gördüm. Ağladım falan. Kendime inanamıyorum.

İçimde yaşayan ve her sorundan beni sorumlu tutan manyak yine bana doğru parmağını uzatmış yine suratıma tükürükler saçarak bağırıp duruyor. SEN! SEN! SEN SUÇLUSUN! diye. Bir de bunun üzerine etrafımdaki insanlar da aynı şeyi yapınca bende ipler kopuyor.


Olduğumdan daha iyi bir yerde olabilirdim. Olduğumdan daha güçlü, olduğumdan daha mutlu olabilirdim. Doğru. Ben akıllı bir insanım. Ama son 5 sene boyunca şu ya da bu sebeplerden dolayı bir enkazdım. Hemen nasıl toparlanabilirim. Hemde etrafımda sadece eleştiren hiç destek olmayan bir dünya insan varken.


Düştü diye bir tokat da annesinden yiyen çocuk benim. Dizlerimin acısını umursamadan ağzımın üstüne bir tokat daha vurup duruyorlar. Sonra ben o tokadın etkisiyle tekrar ve daha kötü düşüyorum. Halbuki yalandan da olsa...

Neyse siktir et.




6 yorum:

cerenmus dedi ki...

Son paragrafin bana cok eskiden gordugum bir goruntuyu hatirlatti. Dustugu icin annesinden tokat yiyen cocugun daha "acimadi ki.." derken yanaklarindan sulmeye baslayan yaslari.. Cocugu da annesini de tanimam, bir daha rastlamam da mumkun degil o koca kentte ama icim sizlamisti.. Yine sizladi..
Herkesin fazlasiyla kendini dusundugu bir ulkede yasiyorum ve insanlar yine de daha mutlu degiller sanki..
Bir ortasini bulmak lazim ama nasil..
Etrafindakileri degistirsen, belki daha olumlu insanlara ve yeni heyecanlara ihtuyac vardir?

guguk kuşu dedi ki...

Şimdi çok alakasız ve bencilce olacak ama: ilk iki paragraf okuduğun kitaptan mı yoksa senin yazın mı?

SeV@L dedi ki...

@cerenmus etrafimda beni bu hale koyanlar atsan atilmaz satsan satilmaz insanlar yoksa alayina ana avrat duz gideceğim :))



@guguk kuşu ; paragraflar benim ya :) öyle alıntı yapılacak yanı yoktu kitabın basit, zaman öldüren cinsten birseydi :)

guguk kuşu dedi ki...

Heyyyy harika cümleler bunlar😃

ferhat Karaağaç dedi ki...

kim uzdu seni boyle be yavrum

SeV@L dedi ki...

döv onları ferhat döv :(