1 Ağustos 2012 Çarşamba

Çok Karışık

Bu sabah yine her sabah ki gibi nefret ettim İstanbul'dan. Aslında her sabahkinden çok  daha fazla nefret ettim desem yalan olmaz.

Evden çıkıp işe gelmem tamı tamına üç saatimi aldı. Saat şu an 11:55 ve ben şimdiden öyle yorgunum, öyle bitik durumdayım ki... Bunların üzerine bir de fena halde midem bulanıyor. Ve tek düşündüğüm eve dönüş yolunun da benim için ne kadar yorucu olacağı. Bitecek gidecek yakında, evet çok sorun yaşayacağım bittiğinde ama hepsine değecek şu eziyetten kurtulmak. Böyle sakinleştiriyorum kendimi.

Aylaklık yapmak istiyorum. Birileri kafamın etini yemeden bir ay, iki ay, üç ay sadece aylaklık yapmak istiyorum. İstanbul'dan uzaklaşmak istiyorum. Fotoğraf makinemle milyonlarca fotoğraf çekmek istiyorum. Ben isteyince olmuyor tabi.

Şimdi aklıma geldi de en son Sinop yolculuğumdan sonra ki 2003 yılıydı sanırım 'bir daha ne gelirim ne özlerim burayı' diyordum ki şimdi ne zaman gözümü kapasam kendimi köydeki evin arka camından bakarken buluyorum.

Çok yorgunum. Yorgun olduğum zaman çok mızmızlanırım.

* * *

O değil de baya oluyor kardeşim ve kuzenimle amaçsızca oturup televizyon kanallarını karıştırdığımız bir gün Maroon 5 grubunun bir klibine denk geldik. O kadar aksiyon dolu bir klipti ki gözlerimizi alamadık. Aksiyondan sonra şarkının isminin 'Payphone' olması ise ayrı vurdu bizi.

Ahan da şarkı ve video klibi;




Ben kıt ingilizcem ile şarkının sözlerini anlamıyorum tamam belki alakasız bir durum yok ortada ama yine de aklıma takılan bir şey var grubun solisti ve klibin yıldızı Adam Levine abimize buradan seslenmek istiyorum ;

"Sevgili Adam;

Bankaya giren hırsızları etkisiz hale getiriyorsun, ortamdan sevdiğini alıp kaçırıyorsun tamam da abicim niye polisten kaçıyorsun ?!!!  Kaçmakla kalmıyorsun araba hırsızlığı yapıyorsun. Bir sürü polis arabasını birbirine çarpıştırıp devletin malına zarar veriyorsun. Hadi onu da geçtim o polisin canına kastediyorsun. Manyak mısın sen ?

Sevgilerimle
Seval.

Not: Söylemeden edemeyeceğim affet. Dostum iyi güzel çocuksun, yakışıklısın, Viktoria Secret meleklerinden birini kapmış durumdasın falan ama dövmeler çok kötü be aga! Lütfen daha fazla dövdürme kendini. öptm grşrz. "


Bu arada şarkıya direkt "f*ck" diye giren zenci dostumuz. Aşın artık bu klişeleri anladık rahat adamlarsınız ama azcık terbiyeli olun, efendi olun bizim mahallenin çocukları gibisiniz yeminle iki lafınızdan biri küfür.

* * *

O kadar saçmaladım midemi unutmak için hala geçmedi. Biraz daha devam edebilirim, aksilikler durmayınca midem de durulmayacak sanırım. Uzun zamandır giymediğim ama bu sabah giyeceğim tutan tişörtüm de kocaman bir delik varmış şimdi farkettim. Üstüne üstlük sütyenimin askısı koptu. Ne acayip midemin içinde bir hortum var her şeyi birbirine katıyor sanki.

* * *

La la la la la




* * *

Yaz aylarından hep nefret ettiğimi söylüyorum ya aslında sevdiğim yanları da yok değil. Mesela köye giden ve gelirken peynir getiren komşular. "Peynir getiren altın bulsun" diye dua ediyorum ondan getiriyorlar. Ülkenin her köşesinden peynir geliyor. Doğu illerimiz gerçekten peynir konusunda çok başarılı. Peynir, yoğurt ve yumurtalı ekmek yiyecek konusunda insanoğlunun en güzel buluşları olsa gerek.

* * *

Çok güzel şarkı, çok güzel bir ses birleşince insan dinlerken mest oluyor.

Ezgi'nin Günlüğü'nün en sevdiğimiz şarkılarından birisi olan (ki sevmediğimiz diye bir şey yok) Aşk Bitti'yi 'El Yazısı' filminin müziklerinden biri olarak Jehan Barbur seslendirmiş. Jehan Barbur o kadar tatlı ki şarkı bitip de kafasını hafif yana eğip gülümsediği an gidip kendisine sarılasım, yanağından makas alasım falan geliyor.

'Kedi canını senin Jehan' diyorum her seferinde.






2 yorum:

cerenmus dedi ki...

Çok şüpheci olacak ama; o köyden gelen peynirlerden olmasın mide problemi? Bazısı iyice kaynatmaz, pastörize olmayan sütten yapılmış peynir de içindeki bakterilerle direkt mide bağırsakları vurur.. Aman diyelim.

SeV@L dedi ki...

Yok Cerenmus peynirden değil. 3 saati trafikte geçirince, üstüne oruçlu olunca, dur kalk dur kalk mide de hepten aykırı gitti :)