
* Can sıkıntısı çok fena birşey. Dün o fena şey geçsin diye bloglarda dolaştım durdum. Ve hanımların giydikleri, yedikleri, içtikleri hakkında yazdıkları bloglardan bir sürü olduğunu farkettim. Hemen hepsi gün gün giydiklerini, giydiklerinin ne marka olduğunu, kaç para olduğunu falan yazıyorlar. Örneğin; Etek:Zara 150,00 TL, Takı: şurdanburdan 60,00 TL gibi.
Döndüm kendime baktım. Ben de bu örnekler nasıl olur diye düşündüm. Şöyle olur; Pantolon: Memet abinin dükkandan, pazarlıkla 20,00 TL. T-Shirt: Salı Pazarı, 5,00TL, Ayakkabı: Merter'de bir işportada tegahından: 15,00 TL. Rezalet, rezalet hatunun takısı kadar etmiyor üstümdekilerin parası. :)))
* Ana haber bültenlerine benzin döküp yakasım var. Her sene aynı şeyi yapmaktan bezmediler, yılmadılar anasını satayım. Prof. Doktorları çıkarıyorlar sahurda şunu yiyin, iftarda kuzu kebabı yiyin, ebenizin nikahını yiyin falan.. O an o kuzu doktora girsin istiyorum.
* Her başlangıcın bir sonu vardır. Herşey geçer, herşey biter...
Her gelişin bir gidişi vardır. Ne demiş Aşık Veysel; /Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece /...
Her girişin mutlaka bir çıkışı vardır. Bu nedenle bir oturuşta bir kase acı biber turşusu yememeli insan. Onun acılı bir çıkışı olduğu düşünülmeli. :))
* Ana haber bülteni demişken son günlerde en çok konuşulan şey "Kürt Açılımı" ne açmaya çalışıyorlar anlamış değilim. Arayı açmak mı acaba amaç? Herkesi birbirine düşman etmek mi?Eğer bu ise çok başarılılar.
* Normalde pek takılmam böyle şeylere ama sanırım bu kez zoruma gitti. 19 yaşındaki kuzenimin annesi zannedildim. Ben 24 yaşındayım daha yaaaa... :( Şimdi 30 küsür gösteriyorsam 30'lu yaşlarımda 40'lı yaşlarda görüneceğim, 40'da 50 of çok fena birşey lan 10 sene önden gitmek... :(
* Yukarıdaki resim ve profilimdeki resim Zerrin Tekindor'a ait. Ellerine sağlık Zerrin Tekindor'un diyorum. Çok güzel resimleri.
* Bir tane hayalim vardı. Gerçekleştirmeyi çok istediğim... Vazgeçtim ondan. Ağladım biraz ardından. Hayallerin bana göre olmadığının farkındayım maalesef.
* Canın sıkıldığında telefonu eline alıp rehberde konuşmak için kimseyi bulamamak... Herkese uzak olmak. Atla gel kafamı dağıtmaya ihtiyacım var diyememek. Konuşamamak zor...
* Kedim Şeker tam bir mucize... Onu ilk bulduğumuzda ölmek üzereydi ama hayata tutundu. Küçükken çatıdan düştü ama yine durmadı yoluna devam etti. 2005 yılında 2 aylık bir açlık grevine girdi. Ölümlerden döndü. Ve bu sene, bu kez gidiyor dedim. Kesin ölecek. Ölmedi. Eskisinden de iyi şimdi. Beni gömer bu Şeker Hanım. :)
* Günümün şarkısı; Aslı - Yardımcı Olmuyor..